AB 6. Çerçeve Programı kapsamında 48 ortağın yürüttüğü WearIT@Work
(Giyilebilen Bilgisayar) projesi ile bilgisayarlar, endüstriyel
ortamlardaki kıyafetlere entegre edilecek şekilde tasarlanıyor.
Kemer
ve ceket gibi aksesuarlarla kullanılan maksimum 500 gram ağırlığındaki
sistem, gösterge, kamera, bilgisayar, alıcı ve güç kaynağından oluşuyor.
Gelecek
yıl tamamlanacak projenin, otomotivden sağlığa, itfaiyeden uçak yapım
ve bakımına kadar çeşitli iş kollarında yaygın kullanımı öngörülüyor.
Türkiye'den
tek ortağı Mobilera Bilişim ve İletişim Teknolojileri Tic. A.Þ'nin
yönetici ortağı Zeynep Sarılar Akaltan, giyilebilen bilgisayar
projesinin AB Çerçeve Programları tarafından iki yıl önce onaylandığını
söyledi. Akaltan, Almanya'dan Bremen Üniversitesinin yönettiği projenin
küçük, orta ve büyük ölçekli işletmeler, üniversiteler ve araştırma
kuruluşlarının da aralarında bulunduğu 48 ortaklı konsorsiyumu ile AB
Çerçeve programları arasındaki en büyük projelerden biri olduğunu
belirtti.
Gelecek yıl tamamlanacak projenin ana hedefinin,
bilgisayar sistemlerinin endüstriyel ortamlardaki kıyafetlere
entegrasyonunun uygulanabilirliği olduğunu söyleyen Akaltan,
giyilebilen bilgisayar projesindeki çalışmaların 8 iş paketi üzerinden
devam ettiğini bildirdi. Mobilera'nın da bu iş paketlerinde farklı
çalışmalar yürüttüğünü anlatan Akaltan, Mobilera'nın proje içerisindeki
en önemli rolünün, sistemin çekirdeğini oluşturan haberleşme
servislerinin tasarımında ve geliştirilmesinde yer alması olduğunu
söyledi. Akaltan, firmalarının iş paketlerinde Bremen Üniversitesinin
liderliğinde, Microsoft, HP, Carl Zeiss ve Docomo ile beraber
çalıştıklarını söyledi.
Giyilebilen bilgisayarların kullanım
alanları için otomotiv, sağlık, hava araçlarının bakım ve onarımı ve
itfaiye olmak üzere 4 ana başlığın belirlendiğini anlatan Akaltan,
projenin devamında bu başlıklara yenilerinin ekleneceğini dile getirdi.
OTOMOTİV ÜRETİMİNDE PERFORMANS ARTIÞI
Akaltan,
otomotiv sektöründe sık eleman değişimi nedeniyle yeni elemanların
eğitiminden kaynaklanan çeşitli sıkıntıların bulunduğunu belirterek,
giyilebilen bilgisayarların sektörde kullanılmasıyla bu sıkıntıların en
aza indirgeneceğini söyledi. Akaltan, ''Giyilebilen bilgisayarların
rahat kullanımı, kolay anlaşılır yazılımları ve esnek özellikleri,
çalışanların sisteme kısa sürede adapte olmalarını sağlayacak. Böylece
üretim bandının durması gibi sonuçlara varan sorunlar da ortadan
kalkacak'' dedi.
HASTANE ÇALIÞANLARINDA İLETİÞİM SAÐLAYACAK
Giyilebilen
bilgisayarların sağlık sektöründe de kullanılmasının öngörüldüğünü
ifade eden Akaltan, yeni bilgisayarlarla hastanelerde teşhis ve
tedavide doktorların hastane personeliyle rahat, hızlı ve hatasız her
türlü iletişim kurabileceğini söyledi.
Hastalara uygulanacak
tetkik, tahlil, ilaç yazımı gibi her türlü işlemin sesli ve görüntülü
olarak dijital kayıt altına alınacağını anlatan Akaltan, ''Doktor, tüm
bu bilgileri üzerindeki giyilebilen bilgisayarlar aracılığıyla otomatik
olarak alacak. Bu bilgisayarları, doktor, hemşire ve hasta da
taşıyabilecek'' dedi.
UÇAK VE HELİKOPTER BAKIMI
Uçak
ve helikopterlerde karmaşık bakım işlemleri bulunduğuna ve bu sektörde
de giyilebilen bilgisayarların kullanılacağına dikkati çeken Akaltan,
''Giyilebilen bilgisayarlar, bu gibi durumlarda çalışanların sesli ve
görüntülü komutlarla yönlendirilmesini sağlayacak. Bir nevi,
çalışanların asistanı gibi olacak. Arızalarda gereken tüm sıralı
adımlar bilgisayarda yüklü olacak. Çalışanın yaptığı işlemleri
kaydedecek ve sonrasındaki adımları da sırasıyla komut verebilecek''
diye konuştu.
ACİL DURUM SENARYOLARI
Acil
durum senaryolarında ise giyilebilen bilgisayarların pilot çalışma
olarak itfaiye teşkilatında uygulandığını aktaran Akaltan, bu sistemde
de merkezle itfaiye arasında iletişim sağlanmasının amaçlandığını
söyledi.
İtfaiye teşkilatında çalışanların zor ortam koşullarından etkilendiğine işaret eden Akaltan, şöyle devam etti:
''İtfaiye
çalışmalarında yoğun dumandan ve sıcaklıktan dolayı görüş alanı
düşebiliyor. Bu tür zor koşullarda kullanıcı ile merkezin bağlantısının
devam etmesi önemli. İtfaiye birliklerinin kendi aralarında haberleşme
kurabilmelerinde bilgisayarların kullanılmasını öngörüyoruz.
Bunun
yanında sistem sayesinde çalışanın işini kolaylaştıracak uygulamaların
eklenmesi söz konusu. Örneğin uygulamalarda daha önce bir ekip
tarafından aranan bir odanın aranmamasını ya da bir monitör yardımıyla
itfaiyecinin aradığı bir alanın arkasını görebilmesini hedefliyoruz.''
SİSTEM NASIL ÇALIÞIYOR?
Projenin
temelinde, hareket ve yükseklik gibi sensörler kullanılarak
geliştirilen donanımlar ile kullanıcının hareketleri, ortam koşulları
ve bilgileri algılanıyor. Çeşitli kaynaklardan elde edilen bu veriler,
karar verme ve yorumlama uygulamaları sayesinde anlamlı bilgilere
dönüştürülüp, giyilebilen ekipmanlara aktarılıyor. Ekipmanların
ağırlığı, çalışana ek bir yük getirmemesi için maksimum 500 gram
civarında tasarlanıyor.
Giyilebilen sistem içinde geliştirilen
donanımlar arasında ekran görüntüsünün, gözlük şeklinde gözün önüne
getirilmesini sağlayan ve Carl Zeiss tarafından hazırlanan giyilebilen
başlık, ETH tarafından hazırlanan, kemer olarak takılabilir formatta
taşınabilir bilgisayar, otomotiv sektöründe üretim kontrolünde
kullanılan, sensör yüzeyli giyilebilen eldiven tarzında ekipmanlar
bulunuyor.
TÜBİTAK NE DİYOR?
TÜBİTAK AB
Çerçeve Programları Ulusal Koordinatörü Hüseyin Güler, proje ile ilgili
yaptığı açıklamada, giyilebilen bilgisayar projesinin çok ortaklı
olmasına değinerek, Türk araştırmacıların da bu tür projelerde yer
almasının önemini anlattı. AB Çerçeve Programları'nın çıkış
felsefesinin kamuoyunda sıkça dile getirildiği gibi fon sağlamak
olmadığını, birden fazla kuruluşun bir araya gelerek rekabet öncesi
ortak teknolojiler geliştirme ortamı sağlamak olduğunu söyleyen Güler,
şunları kaydetti:
''Bugün de dünyada teknoloji ve yeniliğin
öncüsü olan şirketlerin on yıl öncesine göre daha yaygın bir şekilde
bir araya gelerek Ar-Ge'ye dayalı iş birlikleri oluşturduklarını, ortak
araştırma platformları kurduklarını gözlemliyoruz. AB Çerçeve
programları 3-5 yıl sonrasının teknolojilerinin geliştirildiği iş
birliklerini destekliyor, katılımcılarına teknolojik iş birliği
konsorsiyumlarına giriş hakkı tanıyor ve onları dünyanın önemli Ar-Ge
oyuncularıyla buluşturuyor. Program, bugüne değil yarına destek
veriyor.''
7. Çerçeve Programı ile ilgili her türlü konuda
TÜBİTAK AB Çerçeve Programları Ulusal Koordinasyon Ofisinin Türk
araştırma ve iş dünyası temsilcilerine yol gösterdiğini söyleyen Güler,
araştırmacılara bu fırsatlardan en iyi şekilde yararlanmaları ve
gereken bilgileri almaları konusunda TÜBİTAK'a başvuruda bulunmaları
çağrısı yaptı.
(AA)
|