Kategoriler

 
 
 
 
 
 
Türk Sanatları
Topkapı Sarayındaki zümrütler
Tarih - Türk Sanatları

Saray koleksiyonundaki nadide zümrütler ve zümrütlü eserleri, saray hazine bölümü uzmanı Emine Bilirgen kaleme aldı.

Osmanlı Saray Hazinesi’nde yer alan eserlerden hemen hepsinin yapımında altın, gümüş, yeşim, necef, sandal ağacı, abanoz, fildişi, boynuz, boğa ve sedef gibi, oldukça pahalı malzemeler kullanılmıştır. Bezemelerde kullanılan mücevherlerin 16. yüzyıl başlarından itibaren giderek çoğaldığı görülür. Eserlerin görkemini arttıran kuyum işlerinde, elmas, yakut, zümrüt, safir, topaz, lâl gibi taşların yanı sıra, firuze, mercan, inci, lapis lazuli, ayn-ül hür (kedi gözü), akik, necef, zebercet, yeşim ve daha pek çok değerli taş çeşidine yer verilmiştir.

Bu mücevherler içinde, elmastan sonra en pahalı taş olan zümrütten yapılmış veya zümrütle bezeli olan eserler çok önemli bir yere sahiptir.

Devamını oku...
 
Nerede o eski mürekkepler…
Tarih - Türk Sanatları

İs mürekkebi imali oldukça meşakkatli bir uğraş olduğundan meşhur hattatlar mürekkep ihtiyaçlarını usta mürekkepçilerden temin etmekteydi.

Hat sanatının klasik İslam sanatları içerisinde müstesna bir yeri vardır. 'Ruhani hendese' olarak da isimlendirilen ulvî sanatı ruhunun derinliklerinden parmaklarının kıvrımlarına indirgeyebilen hat ustalarının kamış kalemlerinden dökülen lahuti harfler görebilen gözlere her daim şifa kaynağı olmuştur/olmaktadır.

Devamını oku...
 
Mercimek üzerine hat yazdı
Tarih - Türk Sanatları

Hattat Necati Korkmaz, mikroskop altında mercimek taneleri üzerine hat yazarak bir ilki gerçekleştirdi. Korkmaz, ilk denemelerinde kalem uçlarının kalın gelmesi sebebiyle mercimek taneleri üzerine yazı yazamadığını söyledi.

Bir dizi araştırmanın ardından kılı ince olarak tilki bıyığından kalem yaptığını anlatan Korkmaz “Yazıları çok küçük yazmak gerektiği için mikroskop altında çalışıyorum” dedi.

Devamını oku...
 
Gelenekli sanatların has bahçesi Nakkaş
Tarih - Türk Sanatları

Taşa hürmet edesi geliyor insanın, iyi ki o kadar sağlam ve sebatkâr da, ne rüzgârın hışmı yıkabiliyor onu, ne yağmurun tokadı... Yüreğinin katı olduğu söyleniyor.

Yalan! Camiler, medreseler, mescitler, tekkeler niye sevimli öyleyse? Üsküdar'daki Atik Valide Külliyesi'nin tekkesi mesela, niye munis bu kadar? Bizi coşturan bu tekke işte, taşları arasından zarâfet süzülen bu tekke... Avluyu bir görseniz, duvarları, dışa sağır, içe açık pencereleri, kapıları, kapıların gerisindeki odaları... 

Devamını oku...
 
Bir zeytin masalı
Tarih - Türk Sanatları

Zeytin, mübarek meyve, bir minyatür sanatçısının hayatını nasıl etkileyebilir?

Edremit Ovası'nda geniş zeytinlikler ve dededen kalma bir zeytinyağı fabrikası varsa, sanatçı hayatını kendi istediği konuları araştırmaya ve onları minyatüre aktarmaya adayabilir. Sanatından ekmek çıkarma kaygısı olmadan, sergilerde hangi eseri kaç paraya gitti diye meraklanmadan... Sonra o fabrika, çalışkan dede, zeytin işçileri, hasat şenlikleri, hepsi yepyeni alışılmadık konular olarak minyatüre aktarılabilir. Ve bu minyatürler, kimsecikler onları görmeden, bilmeden bir gün belki iki kapak arasında toplanır ümidiyle evin duvarlarını süsleyebilir. Zeytin, Kur'an-ı Kerim'de üzerine ant içilen bu meyve, bir sanatçının hayatını işte böyle güzelleştirebilir.

Devamını oku...
 
Hereke İpek Halısı
Tarih - Türk Sanatları

Hereke'de halıcılığa ilişkin ilk çalışmalar, 1891 yılında Hereke dokuma fabrikası'na Gördes, Demirci ve Sivas'tan getirtilen ustalarla başladı. Bu ustalar çevre köylerde bu sanatı öğretti ve halıcılık kısa sürede yaygınlaştı. Saray halıları ve yabancı devlet adamlarına armağan edilecek değerli halılar burada dokunmaya başladı. Özellikle 1943'ten sonra Hereke halıcılığında büyük bir canlanma görüldü. Önceleri Gördes, Demirci türü halılar dokunurken daha sonra Uşak, Gördes, Bergama ve Saray halıları örnek alınarak özgün motifler oluşturuldu.

Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 - 13
 
 
 
 
 
Sitemizde  56 Kategoride 5507  yazı bulunmaktadır.

Şu an sitedekiler

Şu anda 56 ziyaretçi yazı okuyor