|
Edebiyat -
Has Kalem
|
Birkaç satır not yazıyordum, irkildim birden... Çünkü yazdığım kâğıdı okudum ki, şöyle yazıyordu: Ya sizler olmasaydınız! Ya sizler olmasaydınız?.. Olmasaydınız!
Mesela; ayna ne gösterebilir, bakan olmayınca? Yolu olmayan şehirler neye benzer veya anlamı ne kadar olur şehirlere çıkmayan yolların?.. Okuyanı olmayan mektuplar; göğü vuran oklara benzerdi! Öyle değil mi? * Çoğu zaman düşünmüştüm ve hep aynı sonuca çıkarmıştı bu yol beni: Ya sizler olmasaydınız! Sizler olmasaydınız; ben acaba kim olurdum? Hani, buluta bakar çiçekler, yüzlerini ona dönerler... Fakat o değildir rahmeti veren; Bulut, aracıdır yağmura! Bulut aracıdır ama, lezzet tepsisini elinde taşıyan hizmetçiyi görür göz! Hâlbuki hediye Sultan’ın ihsânıdır!.. Çoğu zaman düşünmüş ve sonunda anlar gibi olmuşum; bulutların, çöllerden geçerken, neden yağmur bırakmadığını!.. Ve anlar gibi oldum; sizler olmasaydınız hâlimin ne olacağını! * Çiçekler istemese, su akmazdı belki de gökten; bebekler muhtaç olmasa, süt çıkmazdı göğüslerden! Sis bile gıdası çoğu yaprakların; çamuru bile emen kökler oluyor... Yazıyordum işte, irkildim birden... Çünkü baktım ki yazdığım kâğıda; “Sizler olmasaydınız, kim bilir ne olurdum” yazıyordu!.. Muammer Erkul
|