|
Edebiyat -
Has Kalem
|
|
İftara geleceğim. Yetişemezsem; ilk gelene yedir benim yemeğimi, benim yerime. Sevabını paylaşalım...
Bir tabak koy sofrana;
İftara geleceğim...
Tabağıma bakışlarını koy ve bir çift zeytin. Yeter bana... |
|
Devamını oku...
|
|
|
Edebiyat -
Has Kalem
|
|
Armutlu burnundasın veya İskenderun Körfezinde yahut Van’daki çay bahçesinde...
Ya da Kordon Boyunda oturmuşsun. Dirseklerin masada. Avuçlarının arasındaki çay bardağı, soğumaya; veya yârinin eli, ısınmaya başlamış... Martıları bile unutmuşsun... Gözlerin dalgııın, sanki denizin yüzüne yaklaşmış olan o turuncu portakaldan; acaba duman çıkacak mı, gibi bir meraklı haldesin!..
Saat kaç?..
Hatta kaçı kaç geçiyor veya kaça kaç var?
Vereceğin bütün cevaplar için söyleyebilirim ki sana: “Şu an, bir yerde güneş batıyor... Ve yine, bir yerlerde, güneş doğuyor!..”
|
|
Devamını oku...
|
|
Edebiyat -
Has Kalem
|
|
(Sanırım bazen, insanlar; kendilerini basite alıyorlar...
Halbuki bir insan, en fazla bir insan kadar basittir;
yine en fazla bir insan kadar değerli...)
Gördüm; duvarda asılı bir fener, çantanın içinde bir telefon ve kapının ardında bir araba vardı...
Hangisi çalışır bilmem...
Hiçbirinin, bilmiyorum; işe yarayıp yaramadıklarını!..
|
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 - 56 |