|
Edebiyat -
Has Kalem
|
|
Gözlerini parlatmayacaksa çikolatalar neden var?
Yalnızlık; bir pirinç tanesi gibi, demlenmeye çalışmaktır pilav tenceresi içinde!.. Yalnızlık, uyandığında böyle cümleleri zihninde bulmaktır!
Üzerin açılsa örtecek kimsenin olmamasıdır yalnızlık ve uykunda dönsen; kollarının, sarılacak kimse bulamamasıdır. Bir mesaj sesiyle uyandırılmak ümidiyle telefonla yüz yüze uyumaktır yalnızlık...
Rüzgârsız kalan pervane gibi sessizce beklemektir veya kendi hızıyla dönen topaçlar gibi nihayet yorulup bir yanına düşmektir!..
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Edebiyat -
Has Kalem
|
|
hayal alemlerinin ortasında püsküllü,süslü bir ayraç; gel oku..git oku..
nerde kalmıştı/k Dünya!
İnsanlığa geç mi kalmıştık yoksa..
|
|
Devamını oku...
|
|
Edebiyat -
Has Kalem
|
|
Bir şeyler geldi aklıma ve masanın üzerindeki küçük defteri önüme çekip hemen kalemliğe uzandım.
Pek kullanmasam da hep gözümün önündeydi bu içi dolu kalemlik. Kim bilir ne kadar zaman sonra, işte şimdi, böyle ansızın zihnimde peyda olan satırları kaçmadan yakalamak için bu kalemlerden birine ihtiyaç duymuştum.
*
Mavi bir plastik kalemdi elime aldığım, ama kapağı açılmadı. Sıkışmış deyip çektim, büktüm olmadı.
|
|
Devamını oku...
|
|
Edebiyat -
Has Kalem
|
|
Yağmur çiseliyor... Aklıma sen geldin!
Ve kuşlar cıvıldıyor kuytu dallarda. Aklıma sen geldin...
Kış rüzgârı, ürpertiyor. Aklıma sen geliyorsun. Sokaktaki kedi ıslanmadan karşıya geçmeye çalışırken, kanatlarından sesler çıkaran kumru havalanırken aklıma sen geliyorsun... Simitçi simitlerine torba geçirmiş, metronun makinisti kulağına çiçek takmış, kurstaki arkadaşlar sürpriz parti düzenlemiş; aklıma sen geliyorsun...
İçimde sıkıntı olsa... Annemi hatırlasam... Uykum gelse veya kaçsa, başım ağrısa, boynum tutulsa, omuzum çekse, yorulsam... Gülmek, şımarmak, şımartmak veya nazlanmak, nazlandırmak istesem hep aklıma sen geliyorsun.
Ve tatil günü okunacak, tatil gibi bir yazı yazmak istesem...
|
|
Devamını oku...
|
|
Edebiyat -
Has Kalem
|
|
Hazana dair söylenmedik hangi mısra, hangi nükte ve hangi cümle kalmıştır / söz biter lâkin söylenecek olan daima yarım kalmıştır.
Bakabildiği halde görmeyen için mevsimlerin raksında ne mânâ var / görebilenler için bir kıyıda daima delinmemiş bir inci, çıtlatılmadık bir nükte ve şehre muhtaç bir mazmun kalmıştır.
* * *
Ömrünce kaç kere çürümüş yaprakların kışkırtıcı râyihâsını koklayarak güz patikalarında güzerân etmişliğinin ne önemi var? / bir düşün ki zihnin, kalbin ve gözün niçin bir daha gelmeyeceğini sandığın son hazan mevsiminde kalmıştır?
|
|
Devamını oku...
|
|
Edebiyat -
Has Kalem
|
|
Kar yağıyor; uçuşan, konan, yapışan, savrulan, yığılan, dökülen karlar. Nereye baksan kar, her taraf bembeyaz...
Yağarken anlaşılmıyor aslında; kar nedir, nasıldır, neye benzer, nasıl davranır? Ona bakmak lazım, görmek lazım, varlığını tanımak lazım.
Beyazdır, soğuktur, hafiftir, küçücük bir noktadır. Her kar tanesi bir kar tanesidir sadece; ama her tanesi, bir kar tanesidir!..
*
Hiçbir kar tanesi başkasına benzemiyor aslında, diğerlerinden farklı.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 - 53 |