|
Din -
İslami Hayat
|
|
Allâme Seyyid Ahmed Dahlan (rahmetüllahi aleyh) Takrîbü’l-Usûl li Teshîli’l-Vüsûl isimli eserinde şöyle diyor:
Âriflerden birçoğunun bildirdiğine göre, bir veli (mürşid) vefat ettikten sonra da ruhu müridleriyle alâkalanır. Bu zatın bereketiyle, müridler nur ve feyizlere kavuşurlar.
Bunu açıkça ifade edenlerden biri de kutb-ı irşad makamında bulunan Seyyid Abdullah ibni Aliyyi’l-Haddâd kuddise sirruhtur. Bu zat buyuruyor ki:
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Din -
İslami Hayat
|
|
Kurban kesmeye mâlî vaziyeti müsâit olmayanlar, bayramın birinci günü öğleden sonra 6 rek'at namaz kılarlar.
Namaza şöyle niyet edilir:
„Yâ Rabbî, âciz kulun kurban kesemedi. Kurban yerine şu vücûdumu huzûrunda yere sererek kurban ediyorum. Beni de kurban kesenler meyânına kabûl eyle. Allâhü Ekber“ |
|
Devamını oku...
|
|
Din -
İslami Hayat
|
|
Hacca gidemeyen müslümanlar, Arefe günü günü öğle ile ikindi arası, kendini Arafat'ta kabul ederek Allah rızası için 2 rek'at namaz kılar.
Her rek'atte 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 „Kul yâ eyyühel-kâfirun...“, 10 İhlâs-ı şerîf okur.
Namaza şu niyetle başlanır: „Yâ Rabbî, bugün şu saatlerde Arafat'ta binlerce müslümanın "Lebbeyk" diye ilticâ ettiği zamanda, âciz kulun orada bulunamadı. Bu kulunun rûhunu onlarla beraber kılıp, benim ilticâmı da onların ilticâsına ilhak buyur. Orada afv-ı umûmîye mazhar kıldığın kullarına beni de ilhak eyle, Allâhü Ekber.“ |
|
Devamını oku...
|
|
Din -
İslami Hayat
|
|
Ünlü Abbâsî halîfelerinden Hârun Reşîd’in mütehassıs bir doktoru vardı ve Hıristiyandı. Bir gün bu doktor ile, saraydaki vazîfelilerden İbni Vâkıd adındaki zât arasında şöyle bir konuşma cereyan ediyor... Doktor diyor ki:
“— Sizin kitâbınızda, tıp ilmine dâir hiç bir şey yok. Halbuki ilim iki nevidir; biri ilm-i ebdân (hekimlik ilmi), diğeri de ilm-i edyân (dînî ilimlerdir.)
|
|
Devamını oku...
|
|
Din -
İslami Hayat
|
|
Hasan-ı Basrî (k.s.) hazretleri demiştir ki:
“Kul, işlediği günahı sebebiyle geceleri namaz kılmaktan, gündüzleri de oruç tutmaktan mahrum bırakılır.”
Âlimlerden bir zât ise şöyle demiştir:
“Ey insan, oruç tuttuğunda kimin yanında ve ne ile iftar ettiğine
|
|
Devamını oku...
|
|
Din -
İslami Hayat
|
|
Yakınlarda şahit olduğum küçücük bir olay, ibadet- ahlak ilişkisini tekrar düşünmeye sevk etti beni. Olay basitti belki, ama neticesi ağır oldu: Tasavvuf erbabı, hizmet ehli bir arkadaşın kirli çorap takıntısının yol açtığı can sıkıcı bir olaydı. Arkadaşın, eve giren çocukların halıları kirletmemesi için çoraplarını kontrol etmesi ve nasihat yollu bazı sözleri misafir anneyi derinden incitip annenin, arkadaşın şahsında temsil ettiği –hizmet de dahil- her şeyi sorgulamasına sebep oldu. Hele misafir annenin arkadaşımızla ilgili söylediği bir cümle çok acıydı: “Çok iyi ‘olmuş’. Tasavvufta çok yol kat etmiş, aferin.”
|
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 - 31 |