|
Din -
İlim Öğrenelim
|
|
ONU ANLAYABİLMEK..
- Âyinedir bu âlem, Herşey HAK ile kâim,
Mir’ât-ı Muhammed’den Allah görünür dâim! (Sh-218 Mir’at=ayna)
-Anınla ülfet eden, bir nefes..
Haşre değin, sohbetin eyler heves” (Azeri Çelebi-1585)
-O dem ki, fâni dünyadan Muhammed Mustafâ gitti.
Sevindi âhiret amma, bu âlemden safâ gitti . (Aziz Mahmud-i Hudai)
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Din -
İlim Öğrenelim
|
|
Lügatte; bir şeye ulaşmayı mümkün kılan yol, vasıta, sebep(1) manalarına gelen vesile (tevessül), İslâm müfessirleri tarafından Allah’a yakınlaşmak ve O’na yakın olmaya sebep olacak şeyleri aramak şeklinde tefsir edilmiştir.(2) İman ve amel ile tevessülde bulunmak, bunları vesile yaparak dua etmek, “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının, O’na yaklaşmaya vesile arayın ve O’nun yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.”(el-Mâide, 5/35) âyeti ile tavsiye edilmiştir. İnsanın; amel, ibadet ve itaati ne kadar çok olursa olsun, bunlar sayesinde Cennet’e giremez.
|
|
Devamını oku...
|
|
Din -
İlim Öğrenelim
|
|
Teşrik tekbirleri Hz. İbrahim’in (as) sünnetidir. Kurban Bayramı günlerinde, arife günü sabah namazından bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar her vakit namazının farzından sonra onu okumak vacip kabul edilmiştir.
Teşrik tekbirleri namaz kılmakla mükellef her müslüman için vacibtir.
Bu cihetle kurban kesmiş olsun olmasiın her müslümanin bu 23 vaktin farz namazlarının sonunda bu tekbirleri ara vermeden okumasi şarttir.
|
|
Devamını oku...
|
|
Din -
İlim Öğrenelim
|
|
Dinimizi nasıl öğrenmeliyiz?.. Her Müslüman bu sorunun doğru cevabını araştırmalı, bulmalı ve İslam’ı Allah’ın ve Resulünün rızasına uygun şekilde öğrenip anlamalıdır.
Al eline bir meal veya tercüme, bir hadîs külliyatı, bunları oku ve İslam’ı öğren… Din böyle öğrenilmez… İslam dini rehberlikle öğrenilir. Rehberler de icazetli ulema, icazetli fukahadır. Gerçek din âlimleri ve gerçek fakihler kopuksuz bir silsile ile Resulullah efendimize (Salat ve selam olsun ona) bağlıdır.
|
|
Devamını oku...
|
|
Din -
İlim Öğrenelim
|
|
İbn Mâce, Hâkim ve diğerleri şu hadîsi zikrederler. “Zengin kişinin borcunu ödemeyi uzatması bir zulümdür. Herhangi biriniz ihtiyacının görülmesi için bir zengine havâle edildiğinde, (havaleyi kabul ile ona) müracaat etsin.”
Taberânî ve diğerleri şu hadîsi zikrederler: “Hak Teâlâ zâlim zengini sevmez.”
|
|
Devamını oku...
|
|
Din -
İlim Öğrenelim
|
|
Fahr-i Kâinat tâbiri, Peygamberimiz sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimiz hakkında kullanılan bir lakab ve ünvandır. Kâinatın, bütün varlık âleminin kendisiyle övündüğü, mahlûkâtın mefhari (övünç kaynağı) olan kişi mânâlarına gelir.
Resûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimiz öylesine âlî (yüce) bir şahsiyettir ki, bütün kâinat sanki böyle bir meyveyi vermek için yaratılmıştır. Nitekim hadîs-i kudsîde Cenâb-ı Hakk, “(Habîbim), sen olmasaydın (yani seni yaratmayı murad etmemiş olsaydım),
|
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 - 11 |